Post Image
1.3K

Sevap Nedir? – Sevabı neye benzetebiliriz?

İslam dinine göre Sevap nasıl açıklanabilir?
Değerli kardeşlerim; Sevap mükafat olarak ifade edilmelidir. Allah yarattığı biz insan oğlunun bahanelerle affedile bilmesi için sevap kavramı vardır. Yapılan bütün iyi iş ve eylemlerde sevap puanı vardır.

Sevabın tarifi: Yapılan iyi ( helal ) bir iş karşısında Allah tarafından verileceğine inanılan ödüle ( mükafata ) denir. İslam dinine göre yaptığımız her güzel davranışın bir karşılığı muhakkak vardır. Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan her güzel, iyi iş sevaptır.

Allah’ın hoşnutluğunu kazanacağımız bir kaç örnek:

Allah’a ibadet etmek ( Namaz, oruç gibi ),
Ders çalışmak ( Başarılı olmak ),
Arkadaşlarımızla iyi geçinmek ( kimseyi kırmamak ) ,
İnsanlara yararlı işler yapmak ( Topluma faydalı olmaya çalışmak ),
Anne, baba ve öğretmenlerimize saygı ve sevgi yaklaşmak sevaptır.

Sevap sadece ahirete hazırlık amacıyla girişilecek iyi faaliyetler bütünü olarak ele alınmamalıdır. Sevabın, dünya hayatını da ilgilendiren bir çok yönü vardır. Çevremize ve insanlığa karşı göstereceğimiz iyi davranışlar buna vesile olur ve bize sevap yani ödül kazandırır. Çünkü bir Müslüman inanır ki ayeti kerime ile;

“Dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır” (en-Nisa, 4/134).

Sevap yani mükafat kazanmanın en güzel yollarından biri, yapılan bütün işlerde Allah rızasını kazanmak ve Allah’ı razı etmeye çalışmak, Kur’an diliyle,

” Allah’a güzel bir ödünç vermektir” (el-Bakara, 2/245; et-Tegabün, 64/17).

Bu davranışlar niçin sevaptır?

Yukarıda saymış olduğumuz davranışların bütünü Allah’ın sevdiği ve hoşuna giden eylemler olduğundan dolayı Allah katında rızasını kazanmak isteyen bizler için birer vesiledir. Hem doğruları yapıyoruz hemde sevap kazanıyoruz.

İşte sizlere güzel bir ayeti kerime:
“Her kim kötülük eder de onun kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa işte o kimseler cehennemliktir. Onlar orada devamlı kalırlar”; “İman edip yararlı iş yapanlara gelince, onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalacaklar” (el-Bakara, 2/81-82) âyeti kerimesi ile açıklamıştır.

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın