Post Image
1K

Peygamber Efendimin ( s.a.v ) çok evlenmesinin hikmeti nedir?

Değerli din kardeşlerim Rasuli Ekrem ( s.a.v ) Muhammed Mustafa Hazretlerinin her olayında bir hikmet vardır. Nitekim çok evliliği ile ilgili de bilmemiz gerekenler vardır. Peygamber efendimiz neden çok evlenmiştir bunun ne gibi hikmetleri olabilir diye soran kardeşlerimize kısa ve açıklayıcı bir dille açıklamada bulunalım.

Öncelikle Bir erkeğin en ihtiyaç duyduğu yaş ortalamasını iyi bilmek ve asıl olan durumların bu yaş aralığında gerçekleştiğini bilmemiz gerekiyor. Bu kısa bilgiden sonra Peygamber efendimizin evliliklerinin de ne zaman olduğuna bakarak olaya hem mantıksal hemde verisel olarak bakacağız.

Evlilik olayını iki düzende anlamak mümkündür. İlk olarak üremek ikinci olarak nefsani ve şehvet tatmini için gerçekleştirilir.

Peygamber efendimizin çok evliliğinin merak edilen yönleri

Bir başka tarihî gerçek de şudur: Bu hanımlardan eceli gelip ölenlerin dışında hiçbirisinden de ayrılmayı düşünmemiştir.

Gençlik çağı geçtikten sonra nefsanî ve şehvani arzularda gerileme olduğu inkâr edilemez bir fıtrat kanunu ve yaratılış gerçeğidir.

İşte Peygamber Efendimiz (asm)’in çok evliliklerini tahlil ettiğimizde karşımıza bu ibretli tablo çıkmaktadır.

Hz. Muhammed (s.a.v ) çok eşliliğinin hikmetleri

Özetle ifade edecek olursak, on beş-kırk beş yaş dönemindeki evliliklerde nefsanî ve şehevanî gaye aranabilir. Oysa Efendimiz (asm), bu dönemde genç ve bakire kızlar ve kadınlarla evlenmemiştir. Tam tersine kırk yaşında, üstelik dul bir kadın olan, Hz. Hatice ile evlenmiştir. Ve bu evliliği Hz. Hatice’nin vefatına kadar sürmüştür.

Çok evlilikleri, nefsanî duyguların büsbütün gerilemeye yüz tuttuğu elli üç yaşından sonraki dönemde gerçekleşmiş olduklarına göre, bu evliliklerde mantığın gereği olarak başka gayeler aramak zaruridir. Bu sadece aklın ve mantığın değil, insan tabiatının ve insaflı bir değerlendirmenin de zorunlu bir gereğidir.

Başka bir değişle Peygamber Efendimizin evliliklerinde ki mantık

“İslâmın hükümleri hem erkek, hem de kadın cinsini kapsayıcı niteliktedir. Fakat sadece erkeklere ve sadece kadınlara yönelik hükümler de vardır. Hz. Peygamber genel hükümlerin veya erkeklerle ilgili hükümlerin öğretilmesi hususunda fazla sıkıntı çekmiyordu. Çünkü onlar kendi cinsleriydi. Kadınlarla ilgili ahkamın öğretilmesinde, yaşanmasında ve yaşatılmasında müşküllerin halli ve soruların cevaplandırılmasında kadınlardan faydalanmak mecburiyetindeydi. Peygamber Efendimizin değişik yaş ve kabiliyetteki hanımları mümin hanımlar için bir eğitim-öğretim kadrosu niteliği taşıyordu. Âdeta, evleri bir mektep, onlar da bu mektebin eğitimcileriydiler. Peygamber Efendimizin vefatından sonra da bu durum canlılığını koruyarak, hatta artarak devam etmiştir.” (1993, İzmir, Ebedî Risalet Sempozyumu Tebliği)


Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Raşit Küçük

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın