278

Müslümanlar neden geri kaldı?

18. yüzyıl sonlarıydı. Japonya, haritadan silinecek duruma gelmişti, İslam dünyasında ise farklı bir hava esmekteydi. Bir yandan açlığın dip sınırlarına inen Japonya kurtuluş yolları ararken, öte yandan İslam dünyasının büyükleri, basit işlerin peşindeydiler. Nihayet iki tarafın da kaderi çizilmeye başlamıştı.

Dönemin Japonya kralı bir genelde yayınlayarak yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan ülkesini ayaklandırmaya çalışıyordu. Genelge okuma ile ilgili idi. Yani bilgi edinerek bilgi çağının geleceği olma peşinde idi. Bir karar çıkartılarak Japonya Eğitim Yasası yürürlüğe girdi. Japon kral yasanın amacını şöyle açıklıyordu; “Amacımız, bundan böyle Japon ülkesi adamızın herhangi bir köyünde, herhangi bir evin fertlerinden birinin cahil kalmamasını hedeflemektir.” Müslüman alimler ise bir yerde karşılaştıklarında “Vahiy nasıl indirildi, rüyada mı daha çok vahiy geldi, uyanık halde mi?” ya da birbirlerine tahakküm kurarak “Müslüman kafirler listesi”ni her geçen gün daha da genişlettiler.

İki farklı uç, iki farklı dünya. Kader, iki taraf için de aynı dönemlerde ağını örmeye başlamıştı. En nihayetinde kader, insanın kendi çabasına bağlı idi. Aradan 150 yıl geçti. Japonya için de İslam dünyası için de… Yok olma durumu ile karşı karşıya kalan Japonya, kendini eğitime vererek bulunduğu en düşük konumdan, günün en yüksek zirvelerine ulaştı. Alternatif tıp, teknoloji, bilim ve kültürel anlamda en yüksek zirveler. Müslümanlar ise en yüksek zirvede iken birbirleriyle uğraşa uğraşa, dünyanın en acınası kitlesi haline geldiler…

El-hak! Din Allah’ın dinidir ve Allah’ın dininin yardımcıları her asırda muhakkak olacaktır. Ancak genel olarak görülen şudur ki; Müslümanlar asıl gayeleri olan ve ilk olarak kendilerine verilen “Oku” emrine yeniden sarılmaz iseler, durum daha da kötüye gidecektir…

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın