Post Image
855

İslam’a göre Bilginin Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dinimize göre bilgi kullanımında dikkat edilmesi gerekenleri açıklarken ulaşacağı bilgilerin ışığında imana ulaşması amaçlanmaktadır. Bilginin Müslüman için ne kadar önemli olduğunu konunun tamamını okuduğunuz da görecek ve öğreneceksiniz.

Öncelikle Müslüman için bilginin kullanımı doğruluğunu ve güvenirliğini de beraberinde getirmektedir. Elimizde ki bilginin doğru olması için doğru süzgeçleri kullanmamız gerekmektedir.

Allah (c.c.), insandan duyularını kullanarak çevresini ibret ve hayretle incelemesini ve akıl süzgecinden geçirerek imana ulaşmasını ister. İnsan bilgiye bu üç kaynağın birlikte işleyişiyle varır. Bilgi edinme yollarının hepsi birbiriyle irtibatlıdır. Alanları farklı olsa da yerli yerinde ve beraber kullanılarak doğru bilgi, doğru inanç ve doğru davranışa ulaşılır. İslam düşüncesinde selim akıl, doğru haber ve salim duyular herkes için geçerli olan nesnel bilgi kaynaklarıdır. Bunun yanında herkes için bağlayıcılığı olmayan sezgi, rüya, keşif ve ilham gibi öznel bilgi kaynakları da vardır. Ancak İslami bilgi anlayışında sezgi, rüya, keşif ve ilham genel geçerliliği olmayan kişiye özel bilgi kaynaklarıdır.

İslamda doğru bilginin faydaları

Rüya, uyku sırasında zihinde beliren görüntülerin bütününü (düş) ifade eder.29 İlham; gönle doğan şey, kalbe gelen mana, akıl yürütme ve düşünmeye dayanmaksızın elde edilen bilgi.30 Keşif ise aklın ötesinde olduğu için gaip olan bazı şeyleri bilme31 şeklinde tanımlanmıştır. Bizi bilgiye ulaştıran kaynakların güvenilir oluşu, elde edilen bilginin değerini ve geçerliliğini belirler. Genellikle rüya, keşif veya ilham yoluyla elde edilen bilginin kesinliği ve hangi hususa işaret ettiği belirsizdir. Kişisel ve subjektif olan bu veriler, genel ve bağlayıcı kaynak olma özelliğine sahip değildir. Rüya, ilham veya sezgi yoluyla hakikati keşfettiğini söyleyen kimse peygamber değilse hatadan korunmuş
olamaz. Dolayısıyla kesinlik taşımayan, tahmine dayalı bilgi insanı yanlış düşünceye, yanlış düşünce ise yanlış davranışa götürür.

İslam ilim anlayışında bilgi tespit edilebilir ve başkalarına aktarılabilir olmalıdır. Rüya, keşif ve ilham sağlam duyuların, selim aklın ve vahyin sağladığı bilgi seviyesinde olmadığı halde kesin ve bağlayıcı bilgi gibi görülürse bu, dinî açıdan tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Rüya, keşif ve ilham yoluyla elde edilen bilgiler farklı yorumlara ve istismara açık alanlardır. İnsanlar arasında kutsal değerleri ve inançları kötüye kullananlar daima olmuştur. Günümüzde özellikle seçilmişlik, kutsallık, mehdîlik ve mesihlik gibi kavramlarla dinî duygular istismar edilmektedir. Mistik söylemler kullanılarak kişisel menfaatler gizlenmektedir. Kurtarıcı rolündeki bazı şahısları ve söylediklerini meşrulaştırmak amacıyla gizli ve gizemli yapılar oluşturulmaktadır. Bu tarz oluşumlardan korunmanın yolu, doğru bilgiye doğru vasıtalarla ulaşmaktır. İnsan aklının maddi alanda ulaştığı seviye günümüzde çok belirgin hale gelmiştir. İnsan, evreni anlama uğraşı ve merakı ile bilgi çağı denen bir dönemi yaşamaktadır. Teknik alanda yapılan çalışmalar son yüzyılda büyük hız kazanmıştır. Artık uzak kavramı anlam değiştirmiş, sınırlar belirsizleşmiştir. Tıp alanındaki ilerlemeler çeşitli hastalıkların tedavisinde çareler üretirken, elektriğin keşfi, uzay çalışmaları, arkeolojik kazılar ve genetik araştırmalar insana ufuk açmıştır. Ses ve görüntünün kaydedilebilmesi yeni iletişim şekilleri geliştirmiş, fotoğraf makinası, radyo, telefon, bilgisayar ve internet hayatımızın vazgeçilmezleri arasına girmiştir. Bilgi ile gelişen teknoloji, iletişim ve bilişim kanallarının çeşitlenmesini sağlamış, sunduğu imkânlar geniş kitlelere yayılmıştır. Teknolojik ürünler, çok ucuzlaması sebebiyle herkesin edinebildiği sıradan aletlere dönüşmüştür. Günümüzde bilgiye erişim kolaylaşmasına rağmen faydasız bilgiler de artmıştır. Bu sebeple doğru, güvenilir ve faydalı bilgiye ulaşmak her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Gelişen teknoloji bilgiye ve bilginin kaynaklarına yeni açılımlar sağlamıştır. Veri depolama, dijital kayıtlar, ses ve görüntü aktarımı artık geçmişe göre çok kolay ve hızlı yapılabilmektedir. Bu kayıtların özellikle hukuk ve din alanında kaynak olup olamayacağı
güncel tartışma konuları arasındadır. Hukuka uygun yollarla ve dinin temel esaslarına aykırı olmamak kaydıyla dijital veriler de akıl ve duyulara destek sağlayan yardımcı kaynaklardır. Ancak bu kaynakların kullanımında hak ihlali, mahremiyet gibi hususlara dikkat edilmelidir.

İslamda yanlış bilginin zararları

İslam’a göre bilginin kullanımı kul hakkı temelinde değerlendirilir. Bilginin dijital kullanımında da hiç kimsenin zarar görmeyeceği tam aksine herkesin faydalanacağı hakkaniyet ölçülerine riayet edilmelidir. Bütün insanların mahremiyeti dokunulmazdır. Yüce Allah “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın…” 32 buyurarak mahremiyetin korunmasını emreder. Hz. Peygamber de “… Müslümanlara eziyet etmeyin ve onların gizli tarafını araştırmayın…” 33 buyurarak
insanların mahremiyetlerini ve kusurlarını araştırmayı yasaklamıştır.
Bilgiyi Sevme İnsan, akıl nimeti ve öğrenme yeteneğiyle donatılmış bir varlıktır. Hz. Âdem (a.s.) yaratıldığında ona varlıkların isimleri öğretilmiştir.34 Allah (c.c.) insana değer vererek onu diğer varlıklardan üstün kılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de “…Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik. Ancak, iman edip
salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır…”35 buyrularak insanlardan yaratılışlarına uygun güzel işler (salih amel) yapmaları istenmektedir. Güzel işlerin en başında ilim gelir. Çünkü insanı Allah’a (c.c.) yakınlaştıracak ve çevresine yararlı kılacak en güzel faaliyet ilimdir.

Hz. Peygamber bir hadisinde:
“Allah her kimin iyiliğini dilerse, dinin inceliklerini anlama konusunda ona kabiliyet verir.”36 buyurur.

Bilgi emek ve sabır ister.

Hz. Peygamber “Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer. Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır…” 37 buyurarak ilmin değerini belirtmiştir.

Doğru Bilgiye Ulaşma

Doğru bilgi; içinde şüphe barındırmayan, gerçeğe tam olarak uyan ve kesin güven duyulan bilgidir. Doğru kararlar alabilmek ve doğru davranışlar sergileyebilmek için doğru ve güvenilir bilgilere ihtiyaç vardır.
İslam, hayatın her anında doğru bilginin yol gösterici olmasını ister.
Yüce Allah bir ayette “Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp bunların hepsi ondan sorumludur.”38 buyurarak doğru bilgiye ulaşma konusunda insanlara yol gösterir.
Kur’an’ın bilgi konusundaki bu ilkesi İslam dininde ve kültürümüzde çok önemli bir yer tutar. Toplumumuz, doğru bilgiye ulaşmada rehberliğe, hoca talebe, usta çırak ilişkisine büyük önem verir. Bilgiyi ilk elden ve kaynağından öğrenmek günümüzde de öneminden bir şey kaybetmemiştir.

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın