Hazreti Musa’ya Cennette Komşu olan Kasabın Hikayesi

Allah’a iman konusunda güzel bir hikayeyi siz kardeşlerimle paylaşırken, Yaşanmış bir kıssa üzerinden sizlere güzel bir hatırlatmada bulunma niyetindeyiz. Olay Musa peygamberin yaşadığı dönemlerde vuku bulmuştur. Hazreti Musa Cennet kapısından içeri girdiği zaman kendisine komşuluk edecek kimseler merak etmiş ve bu konuda Rabbine dua etmiş. Duasında merakını gidermek istemiş.

Allah kulu ve peygamberi olan Hazreti Musa’nın bu duasını kabul buyurmuş ve kendisine komşu olacak bir kasabı tarif etmiş zaten hikayemiz de burada başlıyor sizleri hikayemizle baş başa bırakıyoruz.

Musâ peygamber, Tûr Dağında Allah-u Tealâ ile konuşma şerefine erdikten sonra Allah-u Tealâ’dan istekte bulunmuştu:
“Yâ Rabbi, benim Cennet’teki komşularım kimlerdir, bazılarını bildirir misin?” .

Allah, Musâ peygambere:

“Senin Cennet’teki komşularından biri, falan yerde yaşayan bir kasaptır buyurmuştur. O kasabı Görmek istersen, dükkânı falan falan yerdedir. Git ve o Kasaba bir gece kendisine misafir ol,” buyurdu.
Musâ Peygamber, bu kasabın nasıl bir şeyler yapıp da veya bir iyilik işleyerek kendine Cennet’te komşu olmayı hak ettiğini düşünüp durdu. Kafasında bu merakla onun bulunduğu bölgeye doğru yola çıktı. Nihayet verilen adrese gelmiş ve kasabı bularak:

“Ey Allah’ın kulu, bu gece sana misafir olmak istiyorum, kabul eder misin?”

dedi.
Kasap: Hay hay! Allah’ın misafirlerine, kapım her zaman açıktır, akşam vakti olduğunda eve birlikte gidelim, dedi.
Akşam vakti olunca, kasap elindeki sepetin içini yiyeceklerle doldurdu. Hazreti Musa ve Kasab evin yolunu tuttular. Eve gelince kasap:

– Bana biraz müsaade buyurun, Öncelikle şu salıncakta, değerli bir misafirim yine var onunla ilgilenip ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra sizinle de ilgilenirim, dedi. bahsettiği salıncakta yaşlı bir kadın kucakladı ve Altını temizledi, elbisesini değiştirdi. Bir iskeletten ibaret kalmış ihtiyar kadının bütün hizmetini görüp, yemeğini yedirdikten sonra, tekrar yerine yatırdı. O sırada İhtiyar kadının anlaşılır anlaşılmaz bir şeyler söylendiği duyuldu. Kasap da bu sözlere “âmin” dedi.

Musâ peygamber sordu: “Bu kimdir ki, kendisine bu kadar özenle hizmet ediyorsun?”

Kasap: “Bu benim anamdır. Vaktiyle benim bütün zahmet ve sıkıntılarıma katlanmış vefakâr bir kadındır. Şimdi ben de kendisine evlâtlık görevimi yapmaya çalışmaktayım.”
– Peki, hizmetinin sonunda bir şeyler söyledi, sen de âmin, dedin; ne dedi ki?
– Annem, hizmetlerimden çok memnun kaldığı için, bana her gün, “Oğlum, Cennet’te Musâ Peygambere komşu olasın.” diye dua eder; ben de âmin derim. Bu olacak iş mi? Musâ Peygamber kim, ben kim? Ben onun yanına bile yaklaşabilir miyim hiç?

Bu esnada kendisini tanıtan Musâ Peygamber: “Müjdeler olsun sana,” dedi. “Ben Musâ Peygamber’im. Cennette senin bana komşu olacağını Allah haber verdiği için, komşumu görmek üzere buraya gelmiştim. Annene hizmetten sakın geri kalma,” diyerek oradan ayrıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir