En SOn Konular

Müslümanlar için Namazın önemi nedir?

Namaz dinin direğidir, ile başlayan ve Müslümanların hayatında en önemli ibadet şekli olan namazla ilgili bu bildiğimiz gerçeği bir de farklı...

Namazlardan sonra okunan en güzel dualar

Hz. Muhammed (s.a.v) örnek davranışları ve örnek duaları ile biz ümmeti sürekli yol buluyoruz. Vakit namazlarından sonra hangi duaları okuyabilirim, Hangi...

Peygamberimizin ( S.a.v ) sabah namazında okuduğu dualar

Hz. Muhammed ( s.a.v ) sabah namazında okuduğu bir birinden güzel ve anlamlı duaları sizler için yapılan bir çalışmayı paylaşıyoruz. Peygamber...

İslam’da bilginin kaynakları özet ve slayt

İslam dininde bilginin kaynakları konusu için tek tek ve madde madde açıklama yaparak sizlere açıklamaya çalışacağız. İslam'da doğru bilginin kaynakları Akıl,...

Hz. Muhammed ( s.a.v ) Komutanlık Özelliği

- Advertisement -

Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa ( s.a.v ) bütün hayatı gibi komutanlık hayatı da oldukça kaliteli bir süreçtir. Bütün insanların ders alması gerektiği gibi örnek olarak görebilecekleri bir mucizedir. Öncelikle Komutan olarak her şeyi ben biliyorum gibi bir yaklaşımla hiç bir zaman yaklaşmamış ve danışmayı ihmal etmemiştir. Stratejik yöntemler ve düzenler kullanmıştır. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa ( s.a.v ) Savaşta komutanlığı özelliği ile örnek alınması gereken bir şahsiyettir. Zaten yazımızı okuduğunuz da kendiniz göreceksiniz.

Kureyş müşrikleri başta olmak üzere İslam düşmanlarının faaliyetleri ve İslam’ın varlığına müsaade ve müsamaha göstermeyen tavırları, İslam’ın yeterli bir güç ve otoriteye kavuştuğu Medine’ye hicretten itibaren düşmana karşılık vermeyi gerekli kılmış ve bunun bir sonucu olmak üzere, Hz. Peygamber’in hayatında savaşlar, kaçınılmaz olarak zaman zaman ortaya çıkıp hayatının sonuna kadar devam etmişti. Bu sebeple tertiplenen askerî seferler göstermiştir ki; Hz. Peygamber fevkalade yüksek bir komuta güç ve dirayetine, eşsiz bir askerî kabiliyete sahip idi. Savaş usûl ve taktikleri, hücum, savunma ve manevra şekilleri konusunda mükemmel bilgileri, savaş araç ve gereçleri hususunda yeni gelişmeleri takip ederek başarı ile uygulama hassasiyeti vardı. Son derece cesaretli ve şecaatli olduğundan Uhud ve Huneyn gazvelerinde olduğu gibi savaşın en hararetli ve kritik anlarında şiddetli düşman hücumları karşısında Ashabın tereddüte düştüğü, bazılarının dağıldığı sıralarda bile sebat gösterir, en tehlikeli anlarda Ashabı O’nun yanına sığınarak kendilerini korurlardı. Son ana kadar savaşın kesin sonucu bilinemeyeceğinden, düşmanın muzaffer göründüğü durumlarda bile metanetini kaybetmez ve akl-ı selîm ile düşünerek dağılan kuvvetlerini toplayıp karşı taarruzu gerçekleştirerek üstünlük sağlardı. İstihbaratın askerlikteki önemini gayet iyi bildiğinden cihad öncesinde, savaş sırasında ve sonrasında düşman faaliyetleri konusunda bilgiler toplamaya özen gösterir, küffar arasında devamlı istihbarat elemanları bulundururdu. Zaman zaman bu maksatla ve çevre emniyetini sağlamak üzere keşif kolları da çıkarmıştır. Sefer sırasında, özellikle mola verildiği anlarda ani bir düşman baskınından emin olabilmek üzere nöbetçiler çıkarır. Müslümanların birbirleriyle anlaşmalarını sağlamak ve morallerini takviye etmek üzere savaş sırasında kullanılacak ve İslami unsurlar içeren parolalar belirlerdi.

Ayrıca Hz. Peygamber’in her gazvesinde ve çıkardığı her seriyesinde sancak ve bayraklar kullanılmıştır. O’nun yaptığı savaşlarda düşmanı tesirsiz hale getirecek baskın ve pusulara yer verildiği gibi, gerektiğinde düşman kuvvetlerin arasını açacak bir takım hilelere de başvurulabiliyordu. Özellikle soğuk harple düşmanı yıpratma, psikolojik baskı altına alarak moral olarak mağlup etme ve böylece direnme gücünü kırma usulü Hz. Peygamber tarafından uygulanmıştır. Böylelikle mümkün olan en az ölçüde kan dökülerek düşman etkisiz hale getirilmiş oluyordu. Esasen Hz. Peygamber kan dökmekten asla hoşlanmazdı. Başlangıçta savaşın çıkmaması için üzerine düşen tüm çabayı sarfediyor, sulh yollarını deneyip bu hususta düşman tarafa mutlaka teklifte bulunuyordu. Bu bakımdan Hz. Peygamber nazarında sulh asıl olup; harp, geçici idi. Yalnız Hz. Peygamber’in sulh anlayışı, çevrede hakim batıl güçlerin, idaresi altında bulunan halk üzerinde baskı kurarak, sultalarını sürdürüp zulüm ve haksızlık icra etmelerine seyirci kalmayı; insanların inanç ve düşünceleri sebebiyle takip altında tutulup baskıya, eziyet ve işkencelere maruz bırakılmalarına göz yummayı gerekli kılmıyordu. Hz. Peygamber’in sulh anlayışına göre; insanlar inançlarını belirlemede tamamıyla serbest tutulmalı, hür iradeleri ile diledikleri iman çizgisini hiç bir baskı söz konuşu olmaksızın bizzat kendileri belirlemeli idiler. Elbette insanlara hak ve hidayet yolunu gösterecek İslam tebliğcileri de bu sulh vasatında hak ve hakikatin apaçık delillerini insanlara anlatarak, onları gerçeklere eriştirme görevini yerine getirecekler, ama hiç kimseyi İslam’a girme konusunda zorlamayacaklardı. Ne var ki hakkın varlığını hazmedemeyen batıl gücün temsilcileri İslam’ın bu şekilde sulh içinde tebliğine engel olduklarından ve inananları baskılar altında tutarak onlara hayat hakkı tanımadıklarından, Hz. Peygamber açısından harp kaçınılmaz oldu. Bu durumunda bile Hz. Peygamber kan dökülmesini istemiyor, bu konuda gerekli tedbirleri alıp lüzumlu emir ve talimatlarını veriyordu.

Mesela düşmanla karşı karşıya gelinip harp vaziyeti alındığı bir sırada dahi harp başlamadan önce düşman kuvvetlerini İslam’ı kabul etmeye mutlaka çağırır, bu teklif reddedilince sulha davet edip andlaşma yapma yolunu deneyerek savaşa sebebiyet vermemek ister; yaptığı barış ve itaat önerileri kabul edilmeyince savaşa artık düşman taraf sebep olduğu için çaresiz karşılık verirdi. Ayrıca düşman saldırmadan, saldırıya geçmeme; harp sırasında harbe katılmayıp geride kalan kadınlara, çocuklara, ihtiyarlara, din adamlarına dokunmama; savaş anında düşmanın hayati organlarını değil, el, ayak, bilek, dirsek, diz gibi mafsallarına hamlede bulunarak onları öldürmeksizin hareket kabiliyetinden mahrum edip etkisiz hale getirme; esir olup eman dileyene eman verme; cahiliye döneminde olduğu gibi düşman ölülerinin gözünü oyup kulağını burnunu kesip parmaklarını doğrayıp karnını yararak intikam duygularını tatmin etme yoluna gitmeme; yine cahiliye devrinde sırf intikam olsun ve kalan düşmanlara sıkıntı versin diye maktul düşen düşman ölülerini kızgın arazide kokuşup yırtıcı hayvanlara yem olarak bırakma şeklinde icra edilen gayr-i insanî uygulamanın terkedilerek düşman ölülerinin de defnedilmesi gibi emirleri, O’nun komutasında cereyan eden muharebelerde ve çıkardığı seriyyelerde verdiği talimat arasında yer almaktadır.

 

- Advertisement -

Latest Posts

Müslümanlar için Namazın önemi nedir?

Namaz dinin direğidir, ile başlayan ve Müslümanların hayatında en önemli ibadet şekli olan namazla ilgili bu bildiğimiz gerçeği bir de farklı...

Namazlardan sonra okunan en güzel dualar

Hz. Muhammed (s.a.v) örnek davranışları ve örnek duaları ile biz ümmeti sürekli yol buluyoruz. Vakit namazlarından sonra hangi duaları okuyabilirim, Hangi...

Peygamberimizin ( S.a.v ) sabah namazında okuduğu dualar

Hz. Muhammed ( s.a.v ) sabah namazında okuduğu bir birinden güzel ve anlamlı duaları sizler için yapılan bir çalışmayı paylaşıyoruz. Peygamber...

İslam’da bilginin kaynakları özet ve slayt

İslam dininde bilginin kaynakları konusu için tek tek ve madde madde açıklama yaparak sizlere açıklamaya çalışacağız. İslam'da doğru bilginin kaynakları Akıl,...

Tavsiye Konular

Hz. Muhammed ( s.a.v ) Yahudileri öldürülmesi ile ilgili söylediği hadisler

Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa ( s.a.v ) "Yahudileri öldürünüz" şeklinde bir hadisi şerifi var mıdır? sorusuna karşılık olarak bir çok hadis...

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Merhametli ve Affedici Oluşu

Merhamet ve affetme konusunda en çok şeyi öğreneceğimiz Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa ( s.a.v ) ile ilgili olarak hem bütün canlılara karşı...

Hz. Eyüb’ün sabrını anlatan güzel bir hikaye videosu

Hz. Eyüb'ün sabrı dillere destandır. Sürekli anlatılır ve dillerden dillere dolaşır. Dini hikayelerde sizlere güzel bir konu daha sunuyoruz. Hazretin Eyyübün sabrını...

Halkı kandıran yöneticilerin dini kullanmasına müsaade etmek

Değerli kardeşlerim; konu ile alakalı olarak değinmek istediğimiz nokta İslama göre yönetim nasılken günümüz de nasıl bir hal almış ve bu duruma...

Guslün farzları – Boy abdesti alınışı, sünneti ve farzları

Gusül boy abdesti ile ilgili bir araştırma da bir çok kimsenin ezbere bu işi yaptığını ortaya çıkardı. Müslümanım diye bir toplumun Gusül...

İletişim Kayıt

Güncel konuları takip etmek için Email ile kayıt olabilirsiniz.