<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İman ve Kuran - Kuran Son Haberdir - İman, aklın çalışmasının ürünüdür.</title>
	<atom:link href="http://www.imanvekuran.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.imanvekuran.com</link>
	<description>Namaz dinin direği, Cihad ise zirvesidir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 16:55:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Halid bin Velid ( Seyfullah)</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/halid-bin-velid-seyfullah.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/halid-bin-velid-seyfullah.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 19:59:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Ergul</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Halid bin Velid]]></category>
		<category><![CDATA[Seyfullah kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=332</guid>
		<description><![CDATA[Hâlid bin Velid, Kureyş arasında süvâriliği ve askerliği ile tanınırdı Bedir ve Uhud savaşlarında henüz Müslüman olmadığından düşman birliklerinden birinin kumandanıydı Hudeybiye’de de düşman tarafında idi Kardeşi Velid, Bedir’de esir edildi Fidye karşılığında serbest bırakılıp, Mekke’ye dönünce, îmâna geldi ve tekrar Medîne’ye döndüOradan, Hz Hâlid bin Velid’in Müslüman olması için, teşvik edici mektuplar gönderdi Resûlullah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small"><img class="alignleft  wp-image-333" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2012/02/images-142x300.jpg" alt="" width="142" height="300" />Hâlid bin Velid, Kureyş arasında süvâriliği ve askerliği ile tanınırdı Bedir ve Uhud savaşlarında henüz Müslüman olmadığından düşman birliklerinden birinin kumandanıydı Hudeybiye’de de düşman tarafında idi</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Kardeşi Velid, Bedir’de esir edildi Fidye karşılığında serbest bırakılıp, Mekke’ye dönünce, îmâna geldi ve tekrar Medîne’ye döndüOradan, Hz Hâlid bin Velid’in Müslüman olması için, teşvik edici mektuplar gönderdi Resûlullah efendimiz de teşvik edici sözler söyledi</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">İslâma meyli arttı</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin sözlerini haber alınca, İslâma meyli arttı Peygamberimizin yanına gitmek için hazırlandı Bu durumu kendisi şöyle anlatıyor:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">&#8220;Allahü Teâlâ, benim hayrımı dilediği zaman, kalbime İslâmiyet sevgisini düşürdü Beni, hayır ve şerri anlayacak hâle getirdi Kendi kendime dedim ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Ben, Muhammed’e karşı her savaş yerinde bulundum Bulunduğum savaş yerlerinden hiçbiri yoktur ki, dönerken, aykırı ve yanlış bir iş üzerinde bulunduğumu ve Muhammed’in, muhakkak gâlip geleceğini içimde sezmiş olmayayım!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Resûlullah efendimiz, Hudeybiye’ye çıkıp geldiği zaman, ben de, müşrik süvârilerinin başında yola çıktım Usfan’da, Resûlullah efendimizle Eshâbına yaklaşıp gözüktüm Resûlullah efendimiz, bizden emîn bir sûrette Eshâbına öğle namazını kıldırıyordu Üzerlerine, birden baskın yapmayı düşündükse de, gerçekleşmedi Böyle olması da, hayırlı oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Resûlullah efendimiz, kalbimizden geçenleri sezmiş olmalı ki, ikindi namazını, Eshâbına korku namazı olarak kıldırdı Bu, bana çok tesir etti Kendi kendime, “Bu zât, herhâlde, Allah tarafından korunuyordur” dedim Mekke’ye döndüğümde, çeşitli düşünceler içinde bocalıyordum</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ertesi sene, Resûlullah efendimiz umre için Mekke’ye gelip girince, Ondan gizlendim Kendisinin Mekke’ye girişini görmedim</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Üstün tutardık</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Kardeşim, Velid bin Velid de umre için gelip Mekke’ye girmişti Beni arayıp bulamayınca, bana bir mektup yazmış ve mektubunda şöyle demişti:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">(Doğrusu, ben, senin İslâmiyetten böyle tedirgin olmak ve yüz çevirip gitmekteki görüşün kadar şaşılacak bir görüş görmedim! Hâlbuki, eğri yola gitmekten seni alıkoyacak bir aklın da var! Aklını kullansan ya! İslâmiyet gibi bir dîni, kim bilmez ve tanımaz olabilir?!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Resûlullah efendimiz, seni, bana sordu &#8220;Hâlid nerededir?&#8221; dedi Ben de, &#8220;Allah, onu getirir&#8221; dedim Resûlullah efendimiz bunun üzerine buyurdu ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Onun gibi bir adam, İslâmiyeti bilmez ve tanımaz olabilir mi? Keşke o, bütün savaş ve çabalarını Müslümanların yanında, müşriklere karşı gösterseydi, kendisi için ne kadar hayırlı olurdu! Biz, kendisini başkalarına tercih eder, üstün tutardık!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ey kardeşim! En elverişli, en yararlı yerlerde kaçırmış bulunduğun firsatlara acele yetiş!)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bana, kardeşimin bu mektubu gelince, gitmek için, acele ettim İslâmiyete olan isteğim de arttı Resûlullah efendimizin söyledikleri ise, beni çok sevindirdi, ferahlattı”</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid söyle anlatır: Kardeşimin mektubu bana ulaşınca, Müslüman olma arzûsu bende çok kuvvetlendi Gitmek için acele ediyordum Resûlullahın söyledikleri beni çok sevindirmişti O gece uyurken, rüyâmda sıkıntılı dar ve çöl gibi susuz yerlerden, yemyeşil geniş ve ferah bir yere çıkmıştım Medîne’ye varınca, bu rüyâmı Hz Ebû Bekir’e anlatıp, tâbirini ondan sormaya karar verdim</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bana kim arkadaş olabilir?</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ben Resûlullaha gitmek için hazırlanırken, “Acaba oraya giderken bana kim arkadaş olabilir” diye düşünüyordum Safvân bin Ümeyye’ye rastladım Vaziyeti ona anlattım O teklifimi reddetti Daha sonra Ikrime bin Ebû Cehil’e rastladım O da aynı şekilde dâvetimi reddedince, evime gittim Hayvanıma binip, Osman bin Talha’nın yanına gittim</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ona da aynı şekilde, Müslüman olmak üzere, Peygamberimize gideceğimi, kendisinin de gelmesini söyledim Tereddütsüz kabul etti ve ertesi günü seher vakti beraberce yola çıktık Hadde denilen yere vardığımızda, Amr bin Âs ile karşılaştık O da Müslüman olmak için Medîne’ye gidiyordu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hep beraber Medîne’ye vardık Elbisenin en güzelini giyip, Resûlullah efendimizle görüşmeye hazırlandım O sırada kardeşim Velid geldi ve dedi ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Acele et! Çünkü Peygamberimize sizin geldiğiniz haber verilmiş ve O da çok sevinmiştir Şimdi sizi bekliyor</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ben de acele ile O yüce Peygamberin huzuruna vardım Gülümsüyordu Selâm verip dedim ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Allahtan başka ilâh olmadığına ve senin de Allahın Peygamberi olduğuna sehâdet ediyorum</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Sana hidâyet veren, doğru yolu gösteren Allaha hamd olsun Senin akıllı olduğunu biliyor, bunun, er veya geç seni selâmet ve hayra ulaştıracağını umuyordum</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Günahlarını bağışla!</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Sonra günahlarımın affı için, Allahü teâlâya duâ etmesini istedim Resûlullah efendimiz de buyurdu ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- İslâmiyet, kendisinden önce işlenmiş olan günahları söküp atar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Sonra da ellerini açarak duâ buyurdular:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Yâ Rabbî! Hâlid’in, kullarını, senin yolundan çevirmek için gösterdiği bütün çabalarından ileri gelen günahlarını bağışla!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Peygamber efendimiz, bana, kendi evinin yanında bir yer verdi Beni savaşta hep süvâri birliklerinin başına kumandan tâyin etti Daha sonra Mekke’de iken gördüğüm rüyâyı Hz Ebû Bekir’e anlattım O da buyurdu ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Görmüş olduğun o ferahlık yer, Allahü teâlânın, seni, müşriklikten İslâmiyete erdirmesidir</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid’in Müslüman olması, hicretin sekizinci yılında oldu Müslüman olduktan sonra Medîne’de yerleşti</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte gazâsında bulundu İslâm askeri Mûte’ye hareket ederken, Peygamber efendimiz buyurdu ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Cihâda çıkacak olan şu insanlara Hz Zeyd bin Hârise’yi kumandan tâyin ettim Eğer o şehîd olursa, yerine Ca’fer bin Ebî Tâlib geçsin O da şehîd olursa, yerine Abdullah bin Revâha geçsin Eğer o da şehid olursa, aranızda münâsip gördüğünüz birini seçip, ona tâbi olursunuz</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Birini kumandan seçin!</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Mûte harbi başladı Şiddetli çarpışma olurken; Hz Zeyd bin Hârise, Hz Ca’fer ve Hz Abdullah bin Revâha sırasıyla şehîd oldular Sonra sancak Hz Sâbit bin Akrem’e verildi O, sancağı bir yere dikip, mücâhidleri yanına çağırdı Herkes toplanınca dedi ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Aranızdan birini kendinize kumandan olarak seçiniz ve ona tâbi olunuz!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ona dediler ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Biz seni kumandan seçtik</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bunun üzerine, “Ben bu işi yapamam” dedi ve Hz Hâlid bin Velid’e dönerek dedi ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Yâ Hâlid! Senin savaş tecrüben, askerî bilgin, askeri heyecanlandırarak harekete geçirmen benden fazladır Sancağı acele al! Savaş devam ederken bu işlerle oyalanmamız bizim aleyhimize oluyor!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Böylece Hz Hâlid bin Velid sancağı aldı Akşam vakti yaklaşmış idi Güneş batıncaya kadar pek müthiş çarpıştı Onun bu mahâretine kâfirler bile şaşırdılar Akşam oldu Sabahleyin tekrar saldırılacaktı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, şaşılacak derecede askerî dehâya ve savaş tecrübelerine sahip bir kahramandı Sabah olunca, İslâm askerinin düzenini değiştirdi Sağ taraftakileri sol tarafa, sol taraftakileri sağ tarafa, ön taraftakileri arka tarafa ve arka taraftakileri ön tarafa aldı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Rum askerleri, daha önce tanımış oldukları kişilerle karşılaşmayınca, hepsi birden şaşırdılar “Demek ki, bunlara yardımcı kuvvetler gelmiş” diyerek korkuya kapıldılar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid’in kumandasındaki mücâhidler, Rum askerlerinin morallerinin bozulmasından istifade edip, hücûma geçtiler Üç bin kişilik İslâm askeri, Heraklius’un yüzbin kişilik ordusunu bozguna uğrattı</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Başarının sırrı</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Başkumandan Hz Hâlid bin Velid’in elinde, o gün dokuz kılıç parçalandı Rum askerinin çoğu kılıçtan geçirildi Peygamber efendimiz, Hz Hâlid bin Velid’in, bu fevkalâde başarısını haber aldığı zaman, onu “Seyfullah = Allahın kılıcı” lâkabı ile şereflendirdi</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velîd hazretleri, başında sarığı arasında bir sakal-ı şerîf taşırdı Bunu taşıdığı her muhârebede zafer kazanırdı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bütün savaşlarda muzaffer olmasının sebebini sorduklarında, sarığını çıkarıp, içindeki mübârek sakal-ı şerîfi gösterir ve onun sayesinde zafer kazandığını söylerdi</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Peygamber efendimiz Hz Hâlid bin Velid’i Benî Huzeyme kabîlesini İslâma dâvet için gönderdi Onlarla anlaşma yaptı Hicretin onuncu senesinde, yine Hz Hâlid bin Velid’i, Hâris bin Kâ’b oğullarına gönderdi Peygamber efendimiz, ilk üç gün kılıç kullanılmamasını tenbih etmişti Bunun için Hz Hâlid bin Velid, tatlılıkla işi halletti ve onlar da İslâmı kabul ettiler</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Allaha hamd ederim</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, Hâris bin Kâ’b oğullarının İslâma gelmesi üzerine, Peygamber efendimize bir mektup gönderdi Bu mektup şöyledir:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">&#8220;Bismillâhirrahmânirrahîm Hâlid bin Velid tarafindan, Allahü teâlânın Resûlü Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma, Esselâmü aleyke yâ Resûlallah!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya hamd ederim Yâ Resûlallah, beni, Hâris bin Kâ’b Kabîlesine gönderdiniz Onlarla üç gün savaşmamamı ve onları İslâma dâvet etmemi, Müslüman olurlarsa, aralarında kalmamı ve İslâmın esaslarını, Allahü teâlânın kitabını ve Resûlünün sünnetini öğretmemi, eğer Müslüman olmazlarsa savaşmamı emir buyurmuştunuz</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ben de, emr-i şerîfleriniz üzere hareket ederek, Hâris bin Kâ’b oğullarına üçgün nasîhat edip, İslâmı tebliğ ettim</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Süvârilerim, “Ey Benî Hârisler! Selâmete ermek isterseniz, Müslüman olunuz!” diye onları İslâma dâvet ettiler Onlar, hiç çarpışmadan Müslüman oldular Ben de onlara, Allahü teâlânın emirlerini, Resûl aleyhisselâmın sünnet-i şerîflerini öğrettim</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Yâ Resûlallah! Bundan sonra, nasıl hareket etmem gerektiği hakkında ikinci bir emr-i şerîfiniz gelinceye kadar burada bekleyeceğim Esselâmü aleyke yâ Resûlallah</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Peygamber efendimiz de, Hz Hâlid bin Velid’in mektubuna şöyle cevap yazdırdılar:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">“Bismillâhirrahmânirrahîm Allahü teâlânın Resûlü Muhammed aleyhisselâmdan, Hâlid bin Velid’e, Esselâmü aleyke Yâ Hâlid! Allahü teâlâya hamd ederim Benî Hâris bin Kâ’blıların kendileriyle çarpışmanıza ihtiyaç kalmadan Müslüman olup, Allahü teâlânın birliğine ve Muhammed’in, O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ettiklerini ve hidâyete kavuştuklarını haber veren mektubunu elçiniz bana getirdi</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Âhiret azâbıyla korkut!</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Allahü teâlânın ve Resûlünün emirlerine göre hareket ederlerse, onları âhiret nîmetleriyle müjdele! Eğer aykırı hareket ederlerse âhiret azâblarıyla korkut! Sonra buraya gel! Onların elçileri de seninle beraber gelsin!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Vesselâmü aleyke ve rahmetullahi ve berekâtühü&#8221;</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin vefâtlarından sonra, Hz Ebû Bekir devrinde ortaya çıkan ve Peygamberlik iddiasında bulunan bâzı kimseler üzerine yürüdü Bunlardan Tuleyha ve avânesini öldürdü ve Ayniye bin Husayn’i yakalayıp Medîne’ye getirdi</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Yemâme’de Müseylemet-ül-Kezzab’in ordusunu dağıttı Bu muharebede Müseyleme’nin ordusundan 20 bin kişi, Müseyleme de Hz Vahşî tarafından öldürüldü İslâm ordusundan 2000 asker şehîd oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid, Peygamber efendimizin vefâtından sonra mürted olanlarla ve zekât vermek istemeyenlerle uğraştı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid, Hz Ebû Bekir tarafından, İslâmın yayılması için, Irak tarafina gönderildi Muzar muharebesinde 30000 İran askeriyle çarpıştı Galip geldi Çoğunu nehre döktü İranlı kumandan Hürmüz’le müthiş çarpışmalar oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid’in kumandanlarından Hz Ka’ka bin Amr fevkalâde kahramanlıklar gösterdi ve kalın zincirlerle yapılmış istihkâmları kırdı İran ordusuna karşı muzaffer oldular</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, Kesker’de, İran’ın büyük bir ordusunu âni gece baskınıyla hezimete uğrattı İran kumandanı, kederinden öldü Hz Hâlid bin Velid, Elis’te de İranlılarla yapılan savaşta, gösterdiği kahramanlıklarla askerini coşturdu Bu savaşta da gâlip geldi</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">İslâma dâvet ediyorum</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid, Hîre üzerine yürüdü Kaleyi kuşattı Görüşmek üzere bir kimse istedi Hîreliler dediler ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Öldürmezseniz göndeririz!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid öldürmeyeceklerini söyleyince, Abdülmesih bin Hayyam ile Hîre vâlisi, Hz Hâlid’in huzuruna geldiler Hz Hâlid onlara dedi ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Sizi Allaha ve İslâma dâvet ediyorum Eğer Müslüman olursanız, Müslümanlara âit olan haklara sâhip olursunuz ve Müslümanın yapacağı vazifeleri de yaparsınız Bunu kabul etmezseniz, cizye verirsiniz Bunu da kabul etmezseniz, sizin yaşamaya karşı olan hırsınızdan daha fazla şehîd olmaya karşı istekli olan bir orduyla geldim</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Cizye vermeye hazırız!</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Abdülmesih ve vâli anlaşma şartlarını görüşmek üzere kaleye girdiler Halk onları merakla bekliyordu Sonra kavmiyle istişâre edip, tekrar Hz Hâlid bin Velid’in yanına gelerek dedi ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">- Biz, sizinle harp edemeyiz, fakat dîninize de giremeyiz! Size cizye vermeye hazırız!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bundan sonra, 90 bin dinar üzerinden sulh anlaşması yaptılar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid buraları emniyet altına aldıktan sonra, Anbar kalesini muhasara etti Sulh yoluyla şehri ele geçirdi Bundan sonra, Mehran’ın, Müslümanlarla savaşmak üzere Aynüttemr’de hazırlık yaptığını haber aldı Üzerine giderek bu kaleyi de fethetti</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, Hîrelilerle yaptığı sulhnâmeyi bitirince, İran hükümdarına ve erkânına bir mektup yazdı Bu mektup aynen söyledir:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">&#8220;Bismillâhirrahmânirrahîm Hâlid bin Velid’den, Rüstem, Mihran ve Acem reislerine</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Selâm, hidâyete kavuşanlara olsun! Allahü teâlâya hamdederim O’nun kulu ve Resûlü olan Muhammed aleyhisselâma salâtü selâm olsun</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Yaptığınız bütün çalışmalarınızı dağıtan, topluluğunuzu parçalayan, sözlerinizde sizi ihtilâfa düşüren, gücünüzü, kuvvetinizi zayıflatan, mülk ve hâkimiyetinizi elinizden alan Allahü teâlâya sonsuz şükürler olsun”</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Fırat’a yöneldi</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bu mektubu, İran’a gönderilmek üzere Hîrelilere teslim etti</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bin Velid, bundan sonra, yavaş yavaş Fırat tarafına ilerledi Burası, asker sevkiyatı için çok mühim bir mevki idi Fırat nehri kenarında, gayri müslim Araplar, Rumlar ve İranlıların müşterek ordusu ile çetin bir muharebe oldu Bu büyük zaferin elde edilmesi ile Irak’ın her tarafı Müslümanların hâkimiyetine girmiş oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bundan sonra, Halîfe Hz Ebû Bekir, Hâlid bin Velid’e, Şam tarafına hareket etmesini emretti Bunun üzerine Hâlid bin Velid hazretleri, derhal yola çıktı Birçok yerleri ele geçirerek Busra’ya ulaştı Busralılar, Müslüman ordusu karşısında aman dilediklerinden, onlarla cizye ve haraç vermek şartıyla sulh yapıldı Böylece Busralılar can ve mallarını teminat altına aldılar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bu İslâm ordusu, Ecnadeyn’de yapılan savaşta da galip geldikten sonra, Şam civarına geldiler Şehir üç taraftan kuşatıldı Üç ay süren kuşatmadan netice alınamadı Şehirde bir gün, patriklerden birinin bir oğlu dünyaya geldi Halk her şeyi unutup, bayram yapmaya başladılar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid geceleri uyumayıp vaziyeti araştırırdı Askerî dehâsı ve halkın bu zaafından istifâde edip, ordusuna hücum emri verdi ve ordu şehre girdi Fahl mevkiinde Rumlarla yapılan savaşta, Rum orduları perişan edilerek zafer kazanıldı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Şam’da yapılan ikinci karşılaşmada, Rumların bütün orduları yok edilinceye kadar savaş devam etti Arka arkaya yenilen Rumlar, Anadolu’da papazlar vasıtasıyla köy köy dolaşarak asker topladılar Büyük bir Haçlı seferi düzenlediler 240 bin Rum askeri Yermük’te toplandı Buna karşılık, 46 bin kişilik Müslüman ordusu vardı</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Yermük zaferi</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Müslüman kumandanlar, Hâlid bin Velid’i başkumandan seçtiler Hâlid, ordusunu biner kişilik bölüklere ayırdı Her bölüğe kumandanlar tâyin etti Askerin mâneviyatını kuvvetlendiren konuşmalar yaptıktan sonra, hücum emrini verdi Bu savaş, tarihte eşine ender rastlanan kahramanlıklara sahne oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Rum kumandanlarından Yorgi, Hz Hâlid bin Velid’e gelip Müslüman oldu O da kâfirlere karşı çarpışmaya başladı ve şehîd oldu Harbin şiddetinden öğle ve ikindi namazlarını îmâ ile kıldılar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Allahın kılıcı Hz Hâlid, bütün gücü ile Haçlı ordusunun merkezine yüklendi Merkezdeki kuvvetlerini dağıtınca, Rum ordusu kaçmaya başladı Bu savaşta kan gövdeyi götürdü 100 binden ziyade Haçlı askeri öldürüldü Buna karşılık 3000 Müslüman şehîd oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hâlid bin Velid, 642 yılında Humus’ta hastalandı Yanında silah arkadaşları vardı Vefât edeceği sırada kılıcını istedi Kabzasını tutarak şefkatle okşadı Sonra buyurdu ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">“- Nice kılıçlar elimde parçalandı İşte bu benim ölümümü görecek olan son kılıcımdır Beni en çok üzen, hayatı hep savaş meydanlarında geçip, yatak yüzü görmemiş olan bu Hâlid’in yatakta ölmesidir</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Garip olarak şehîd oldular</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Resûlullahın hiçbir Eshâbı, rahat yatağında ölmedi Ya savaş meydanlarında veya uzak beldelerde Dîn-i İslâmı yayarken garip olarak şehîd oldu</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ah Hâlid! Şehîd olamayan Hâlid! Harp, benim etimi çiğneyemedi Şehîdlik mertebesi hariç elde etmediğim makam kalmadı Vücûdumda bir karış yer yoktur ki, ya kılıç yarası, ya bir ok yarası veya bir mızrak yarası olmasın</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ömrü, Dîn-i İslâmı yaymak için savaşlarda at koşturan kimsenin sonu, böyle yatak üzerinde mi olacak? Ölümü her zaman, harp meydanında, atımın üzerinde, düşmana Allah için kılıç sallarken şehîd olarak beklerdim”</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid bundan sonra Yermük savaşını hatırlayarak buyurdu ki:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">“- Ah Yermük günü! İnsan kanlarının vâdide sel gibi aktığı Yermük! Şiddetli bir kırağının olduğu gece, gökten boşanan yağmura karşı, kalkanımın altında gecelediğimi unutamıyorum O gece Muhâcirlerden kurulu akıncı birliğimle baskın yapmak için sabahı zor etmiştik</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ah Yermük harbi! Üç bin yiğitle, yüzbin kâfire karşı zafer kazandığımız Mûte’yi bile unutturdun!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Ey yakınlarım! Cihâda sarılın! Bu topraklar ancak cihâd etmekle korunabilir Yermük, Rumlarla yaptığımız ilk büyük savaştır Bundan sonra, daha nice savaşlar birbirini takip edecektir Sakin gaflete düşmeyin!</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Şimdi, kendimi at kişnemeleri arasında, Allah Allah nidâlarıyla insanlara dar gelen Yermük Vâdisi’nde hissediyorum Vallahi Rabbimden, beni her gazâda diriltmesini ve o savaşın hakkını vermeyi isterim”</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Beni ayağa kaldırın!</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Hz Hâlid biraz sustuktan sonra, “Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın!” deyince, ayağa kaldırdılar</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">“Beni bırakınız! Şimdiye kadar hep taşıdığım kılıcım, artık beni taşısın” diyerek kılıcına dayandı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Bundan sonra, “Ölümü, savaştaymışım gibi ayakta karşılayacağım Öldüğüm zaman, atımı, savaşta tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz! Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim</span></span></p>
<p><span style="font-family: Comic Sans MS"><span style="font-size: small">Mezarımı, bu kılıcımla kazınız! Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alır” dedi ve yatağına düşüp Kelime-i şehâdet getirerek vefât etti</span></span><br />
<a href="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2012/02/images.jpeg"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/halid-bin-velid-seyfullah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyyid İbrahim El-Ahsai hayatı</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/seyyid-ibrahim-el-ahsai-hayati.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/seyyid-ibrahim-el-ahsai-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 08:22:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[ismailağa cemaati yeni lideri]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid İbrahim El-Ahsai hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid İbrahim El-Ahsai kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[35. Kuşaktan Peygamber Efendimizin Torunu olan Seyyid İbrahim El-Ahsai Cübbeli Ahmet Hocadan SOnra ismailağa cemaatinin yeni lideri oldu. Medyada pek tanınan bir kişilik olmamasından ötürü hayatı hakkında da pek bir bilgi bulunmamaktadır. Hayatı hakkında ilk bilgileri burada sizlerle paylaşacağız. kendisi hakkında olan Yazılar: En başından beri söylüyoruz; bu yol peygamber torunlarıyla, alimler ile, Allah dostlarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft  wp-image-328" title="Seyyid-ibrahim-El-Ahsai" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2012/01/Seyyid-ibrahim-El-Ahsai.jpg" alt="" width="290" height="298" />35. Kuşaktan Peygamber Efendimizin Torunu olan Seyyid İbrahim El-Ahsai Cübbeli Ahmet Hocadan SOnra ismailağa cemaatinin yeni lideri oldu. Medyada pek tanınan bir kişilik olmamasından ötürü hayatı hakkında da pek bir bilgi bulunmamaktadır. Hayatı hakkında ilk bilgileri burada sizlerle paylaşacağız. </p>
<p>kendisi hakkında olan Yazılar:</p>
<p>En başından beri söylüyoruz; bu yol peygamber torunlarıyla, alimler ile, Allah dostlarıyla birlikte yürüdüğümüz bir yoldur, Allah (Celle Celaluhu) kıymetini bilmeyi nasip etsin.Efendi Hazretlerimizin’de müridi olan Seyyid İbrahim El-Ahsai Hazretleri manevi işaretle geldiği Türkiye’de verdiği hadis derslerinden sonra şimdi de Cübbeli Hocamızın boş kalan kürsüsünü dolduruyor. Sohbete katılanlar feyiz ve rahmet pınarından kana kana içerken Peygamberimizin 35. kuşaktan torununun sohbetinde bulunmanın mutluluğunu yaşıyor.Perşembe Sohbet Seyyid İbrahim el-Ahsai Efendi ve Mustafa Özşimşekler Hocaefendi tarafından yapılırken, pazar günleri devam eden Şifa-i Şerif derslerini Peygamberimizin torunu tek başına tercüman vasıtasıyla yapıyor.</p>
<p>Hakkıında Haber:<br />
İsmailağa Cemaati, Karagümrük Çetesi operasyonu kapsamında tutuklanan Cübbeli Ahmet Hoca’nın kürsüsüne Hz. Muhammed’in 35. kuşaktan torunu olan Seyyid İbrahim El-Ahsai’nin oturduğunu açıkladı. Daha önce Türkiye’de hadis dersleri veren Seyyid İbrahim El- Ahsai’nin, şimdi de “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün boş kalan kürsüsünü doldurduğu duyuruldu.Cübbeli Hoca’nın yerine dini sohbetler artık El-Ahsai tarafından yapılacak. El Ahsai’nin İsmailağa Cemaati’nin perşembe sohbetlerinin yanı sıra, Şifa-i Şerif derslerini de tek başına tercüman aracılığıyla yaptığı belirtildi. Cemaat yaptığı duyuruda “Cübbeli Hocamıza ne büyük saadetki, kürsüsünü bir peygamber torunu dolduruyor” yorumuda yaptı. Cübbeli Ahmet Hoca, yabancı uyruklu kadınlarla tehditle fuhuş yaptığı ve fuhuşa aracılık ettiği suçlamasıyla 10 Aralık 2011’de tutuklanmış ve Metris Cezaevi’ne konulmuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/seyyid-ibrahim-el-ahsai-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgililer Gününe Bakış Açıcı</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/sevgililer-gunune-bakis-acici.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/sevgililer-gunune-bakis-acici.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 09:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mümin Kardeşime mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Bakış Açıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer Gününe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[Bütün dünyayı kasıp kavuran bir tutku haline gelen 14 Şubat mantığının ötesinde sadece belli noktaları tatmin etmek için var edilmiş ve islam yaşantısı olan toplumlara dayatılmış bir tuzak gibidir. Oysaki Dinimizde eşler arası ilişkilere o kadar büyük önemler veriliyor olmasına rağmen arayışlar içerisnde meşru olmayan ilişkileri var etmek doğru bir davranış biçimi değildir. Değerli kardeşlerim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft  wp-image-324" title="sevgililer-gunu-14subat" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2012/01/sevgililer-gunu-14subat.jpg" alt="" width="300" height="300" />Bütün dünyayı kasıp kavuran bir tutku haline gelen 14 Şubat mantığının ötesinde sadece belli noktaları tatmin etmek için var edilmiş ve islam yaşantısı olan toplumlara dayatılmış bir tuzak gibidir. Oysaki Dinimizde eşler arası ilişkilere o kadar büyük önemler veriliyor olmasına rağmen arayışlar içerisnde meşru olmayan ilişkileri var etmek doğru bir davranış biçimi değildir.</p>
<p>Değerli kardeşlerim Sevgililer günü sadece sevgililere özel bir gün olarak bakıldığında belki de haklı olarak kendinizi savunabilirsiniz. ama Bu işin bir ekonomik boyutu söz konusu. Kadınların dünya ticaretine verdikleri katkıları hesaba katarak devam edeersek bu olayın tamamen belli noktaları zengin etmekten başka hiç bir şey olmadığı fark edebiliriz. Neden sadece sevgililere özel bir gün. Kendi mantıkları ile baktığınızda sevgililere hergün özeldir. Tabi işin özünde sevgili kavramıda doğru olan bir kavram değildir. Çünkü ileriye dönük düşünülmüş bir birlikteliğin sonu evlilik ise eğer olay farklıdır. </p>
<p>Sevgililer günü zorla bizlere dayatılmış farklı kültürlerin espirisini taşıyan bir gündür. Bu nedenle insanlarımızın bunu kutlamasına çok üzülüyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/sevgililer-gunune-bakis-acici.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ebu Zerr El Gaffari Hazretlerinin hayatı</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/ebu-zerr-el-gaffari-hazretlerinin-hayati.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/ebu-zerr-el-gaffari-hazretlerinin-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 09:32:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam büyükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Zerr El Gaffari]]></category>
		<category><![CDATA[Hazretlerinin hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Ebu Zerr Hazretleri ilk müslüman olan İslamiyetle tanışan ilk zatlardandır.İslamiyeti ve Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafayı ilk duyduğunda ve islamiyeti kabul edişinde oldukça kararlı ve doğru bir insandır. Kendi kısaslarını dinlediğimde gerçekten çok etkilendiğim Ashablardan biridir. Bu nedenle sizlerinde bu muhteşem kişi hakkında bilgi almanızı öneriyorum. Ilk müslümanlardan, sahâbî Ebû Zerr, Benû Gifâr kabilesine mensub olup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-321" title="resim-yok" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2012/01/resim-yok.png" alt="" width="219" height="228" />Ebu Zerr Hazretleri ilk müslüman olan İslamiyetle tanışan ilk zatlardandır.İslamiyeti ve Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafayı ilk duyduğunda ve islamiyeti kabul edişinde oldukça kararlı ve doğru bir insandır. Kendi kısaslarını dinlediğimde gerçekten çok etkilendiğim Ashablardan biridir. Bu nedenle sizlerinde bu muhteşem kişi hakkında bilgi almanızı öneriyorum.</p>
<p>Ilk müslümanlardan, sahâbî Ebû Zerr, Benû Gifâr kabilesine mensub olup dogum tarihi bilinmemektedir. H. 31 (M. 651/652) yilinda Mekke ile Medine arasinda bir yer olan er-Rebeze&#8217;de vefât etmistir.</p>
<p>Ebû Zerr (r.a)&#8217;in ismi ve babasinin adi hakkinda kaynaklarda çesitli isimler zikredIlmektedir. Bazi eserlerde isminin Cündüb b. Cenâde b. Seken, bazi eserlerde Seken b. Cenâde b. Kavs b. Bevaz b. Ömer olarak zikredIlmektedir. Bazi eserlerde ise Cündüb b. Cenâde b. Kays b. Beyaz b. Amr olarak zikredIlmektedir. Bu sonuncusunun daha dogru olmasi muhtemeldir. Zira annesinin künyesi Ümmü Cündüb&#8217;dür (Ibnü&#8217;l-Esir, Üsdül-Gâbe, Vl, 99-101).</p>
<p>Hz. Cündüb b. Cenâde&#8217;nin künyesi Ebu Zerr&#8217;dir. Islâm tarihinde isminden ziyade bu künyesi ile meshur olup bununla anIlmaktadir. Lâkabi ise Mesîhu&#8217;l-Islâm&#8217;dir. Bu lâkabi ona Hz. Muhammed (s.a.s) bizzat vermistir. Ebû Zerr el-Gifârî&#8217;nin kabilesi ve ailesi genellikle câhiliye devrinde yol kesmek, kervanlari soymak ve eskiyalik yapmakla taninirdi. Ebû Zerr, cesareti ve atilganligi ile o kadar büyük bir söhret yapmisti ki, ismini duyan, oldugu yerde korkudan titrerdi.</p>
<p>Genç yastaki Ebû Zerr hazretleri bir gün, birdenbire degiserek meslegini birakip haniflerden oldu. Islâm&#8217;in henüz zuhur etmedigi bir zamanda Allah yolunu tuttu. Öyle ki, etrafindakilere, &#8220;Allah&#8217;tan baskasina Ibâdet edIlmez. Putlara tapmayiniz, onlardan hiçbir sey Istemeyiniz!&#8221; demeye basladi. Böylece hak yolunu bulmus ve lebbeyk demisti. Bu husustaki ifadesine göre, müslüman olmadan üç yil evveline kadar kendine mahsus bir sekilde Allah&#8217;a Ibâdet ettigini ifade etmistir.</p>
<p>Ebû Zerr (r.a.), Islâm daha duyulmadan hakkin dâvetine cevap veren ve ruhen iman eden büyük sahâbîlerden biridir.</p>
<p>Ebû Zerr hazretlerinin Islâm ile müserref olmasi basli basina bir olaydir. Söyle ki: .</p>
<p>-Bir gün, Gifârogullari kabilesine mensub bir kisi, Mekke&#8217;den kendi kabilesine döndügünde dogru Ebû Zerr&#8217;e gitti ve Mekke&#8217;de bir zatin zuhur edip kendisinin peygamber oldugunu iddia ederek Insanlari yeni bir dine dâvet ettigini ve Cenâb-i Hakkin vahdâniyeti hakkinda halka talimatta bulundugunu haber verdi. Ve bu isi tahkik etmesini ilâve etti. Kabiledasinin vermis oldugu bilgileri dikkatle dinleyen Hz. Ebû Zerr, karsisindakinin sözleri bittikten sonra:</p>
<p>&#8220;Cenâb-i Hakka yemin ederim ki, bu zat, iyilikleri ögrenmeleri ve kötülüklerden sakinmalari için halka nasihatler yapmaktadir&#8221; dedi.</p>
<p>Bu konusmadan kIsa bir süre sonra Ebû Zerr Mekke&#8217;ye gitti. Bu sirada Hz. Muhammed&#8217;in Mekke&#8217;deki durumu çok kritik oldugundan, ashabi onu büyük bir titizlikle koruyor ve bulundugu yeri hiç kimseye açiklamiyorlardi. Ebû Zerr Hz. Peygamber&#8217;i kime sorduysa bir cevap alamadi. Çaresiz Kâbe&#8217;ye gitti. Zemzem suyundan içerek biraz rahatladi. Tekrar Hz. Peygamber&#8217;i aramaya çikti. Yine kimseden bir cevap alamadi. Bu arada tesadüfen karsisina çikan Hz. Ali&#8217;ye sordu ise de yine bir cevap alamadi. Birkaç gün böyle geçti.</p>
<p>Nihâyet kendisinin Rasûlullah&#8217;in nübüvvetini ve onu aradigi hususu Rasûlullah&#8217;a bildirilince önce sekli semâili ve durumu tetkik edildi. Sonra zararsiz bir kimse oldugu anlasilinca Hz. Ali vasitasiyla Hz. Peygamber&#8217;e götürüldü. Rasûlullah ile yaptigi kIsa bir konusma ve görüsmeden sonra kelime-i sehâdet getirerek Islâm&#8217;a girdi. Artik bu günden itibaren bütün kuvvet ve kudretiyle bütün ask ve sevkiyle, bütün cesaret ve secâatiyle Islâm&#8217;i yaymaya ve ögretmeye basladi. Ebû Zerr (r.a.) kardesi Uneys (veya Enis&#8217;in) de Islâm&#8217;a girmesini sagladi. Kabilesinde de Islâm&#8217;a dâvet faâliyetlerine giristi ve birçogu onun eliyle müslüman oldu. Hz. Peygamber&#8217;in Medine&#8217;ye hicretinden sonra meydana gelen Bedir, Uhud, Hendek ve diger gazvelere katildi. Tebük gazvesinde Islâm ordusu hazirlandigi zaman Ebû Zerr gecikmis; devesinin bitkinligine ragmen Rasûlullah&#8217;in ardindan yürüyerek Tebük seferine katIlmisti. Mekke fethi sirasinda kendi kabilesinin sancaktarligini yapmistir. Ebû Zerr (r.a.) tabiaten fakir, zâhid ve inzivâyi seven bir sahâbî idi. Dünyaya hiç deger vermezdi. Bundan dolayi Hz. Peygamber (s.a.s.) kendisine Mesîhu&#8217;l-Islâm lâkabini takmisti. Nitekim Ebû Zerr (r.a.), Rasûlullah&#8217;in irtihâlinden sonra bu lâkaba uygun olarak dünya ile alâkasini tamamen keserek inzivâya çekildi. Medine&#8217;nin bagi bahçesi onun için bir harabeden baska birsey degildi. Hele Hz. Ebû Bekir (r.a.) de vefât edince Ebû Zerr (r.a.) tamamen içine kapandi. Yüregindeki acilara tahammül edemez hale geldi. Medine&#8217;den ayrilip Sam&#8217;a yerlesti.</p>
<p>Hz. Osman (r.a.) devrinde fetih hareketleri oldukça genislemis ve bu yüzden fethedilen bölgelerin gelenekleri de Islâm&#8217;a etki etmeye baslamisti. Bunun neticesi olarak emirler, sâdelikten ayrilarak dünyevî bir yasantinin içerisine girmislerdi. Saraylar, köskler, konaklar yapIlmaya. Hizmetçiler tutularak isler onlara gördürülmeye baslanmisti. Rasûlullah&#8217;in, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer devrinin sâdeligi unutulmustu. Bu sâdeligi unutmayanlardan birisi de Ebû Zerr (r.a.) idi. O, sâde yasayisini sürdürmekte isrâr ediyordu. Mal ve servet biriktirme hirsi yoktu. Debdebeli bir hayat tarzini seçenlere gereken ikazlari yapiyor; bu durumun onlara kötülükten baska birsey vermeyecegini, bir gün bunlarin hesabinin sorulacagini söylüyordu. Ve sik sik delil olarak: &#8220;Altin ve gümüs depo edip Allah yolunda sarfetmeyenlere elim azabi müjdele&#8230;&#8221; meâlindeki âyeti okuyordu. Hz. Muâviye ve emirlerinin yasantilarini sürekli elestiriyordu. Bu yüzden Sam&#8217;da fesat çikardigi iddiasiyla Ebû Zerr (r.a.), Hz. Osman (r.a.)&#8217;a sikâyet edildi. Hz. Osman, Ebû Zerr&#8217;i Medine&#8217;ye çagirdi. Hz. Ebû Zerr Medine&#8217;ye geldikten sonra Hz. Osman&#8217;a, &#8220;Benim dünya malina ve dünya metama ihtiyacim yoktur!&#8221; diye haber gönderdi. Hz. Ebû Zerr&#8217;in Medine&#8217;ye gelisi halk üzerinde büyük bir tesir ve hayret icra etti. Fakat Ebû Zerr, Medine&#8217;de fazla kalmayarak Mekke civarinda bulunan Rebeze mevkiine giderek oraya yerlesti. Onun bu hareketini Hz. Osman da tasvib etti. Hz. Osman ona birkaç koyun ve bir deve verip bunlarla geçimini saglamasini söyledi.</p>
<p>Medine&#8217;de âsiler Hz. Osman aleyhine faâliyetlerde bulunduklari zaman Ebû Zerr&#8217;i bu ise karistirmak Istedilerse de bir kenara çekilip âsilere bu firsati vermedi. Ebû Zerr, Rebeze&#8217;de çok sIkintili günler geçirdi. Evi harab olmus, sirtinda elbise kalmamisti. Ailesi elbiseden bahsettikçe, o &#8220;bana elbise degil, kefen lâzim&#8221; diyordu. Nihâyet hastalandi. Ölecegini anlayan esi, kefeni dahi olmadigini söyleyerek ne yapacagini ve kendisini nasil defnedecegini hem düsünüyor ve hem de Ebû Zerr&#8217;e düsüncesini açikliyordu. O ise yattigi hasta yatagindan biraz dogrularak esine, üzülmemesini, Mekke tarafindan bir kâfile gelmedikçe ölmeyecegini, zira bu kâfile ile gelen bir gencin kendisine kefen getirecegini anlatip arada sirada hanimina &#8220;Bak bakalim, ufukta toz bulutu görüyor musun&#8221; diyordu.</p>
<p>Nihâyet H. 31 (M. 651-652) yilinda bir gün ufukta bir kervan gözüktü. Kervan konakladiktan kIsa bir süre sonra Hz. Ebû Zerr dâr-i bekâ&#8217;ya göçtü. Ensâr&#8217;dan bir genç gelip onu kefenledi ve cenaze namazini kildirarak Rebeze&#8217;ye defnetti (Hayreddin Zirikli, el-A&#8217;lâm, II, 140).</p>
<p>Uzun boylu, esmer, genis omuzlu ve saçlari beyazlasmis haliyle Hz. Ebû Zerr bir âbide gibi idi. Vefâtinda geriye harab bir ev ile üç koyun ve birkaç keçiden baska birsey birakmadi.</p>
<p>Ebû Zerr (r.a.), ashâb tarafindan &#8220;ilim deryasi&#8221; sifatiyla vasiflandirIlmisti. Çünkü bilgi edinmek için Hz. Peygamber&#8217;e sik sik sorular sorardi. 0man, ihsan, emir, nehy, iyilik ve kötülük hakkinda ne varsa hepsini Rasûlullah&#8217;a sorarak ögrenmisti. Her hareket ve isinde Resûl-i Ekrem&#8217;e tâbi oldugunu gösterirdi. Gayet kanaatkâr olup basit ve sâde yasardi. Âbid, zâhid idi. Hakki söylemekten çekinmez ve korkmaz idi. Ebû Musa el-Es&#8217;âri&#8217;yi ise yasayisindan dolayi çok severdi ve ona, &#8220;Sen, benim kardesimsin&#8221; derdi.</p>
<p>Ebû Zerr (r.a.), yaratilistan hak sever bir sahâbî idi. Ümmet arasinda meydana gelen fitne ve fesatlara karismaktan son derece sakinirdi. Hz. Osman&#8217;a muhâlif olmasina ragmen, etrafin sIkistirmasina mukâbil bitaraf kalmistir. Hz. Osman&#8217;a ve Hz. Muâviye&#8217;ye muhâlif olarak taninirdi. Fakat bütün bu muhâlefetlerine ragmen onlara karsi gelmedi. Kendisine arzu etmedigi birsey teklif edildigi zaman, zâhidlere mahsus bir edâ ile ve güler yüzle, hos sohbetligini de ileri sürerek reddederdi. Ebû Zerr, pek az sayida fetvâ vermistir. Zira bu hususta çok titiz davranirdi. Ancak hakli bir meselede halifeye karsi gelmekten çekinmezdi. Hz. Ebû Zerr&#8217;in oglu, sagliginda vefât etmisti. Geriye yalniz bir esi ve bir kizi kalmisti (M. Asim Köksal, Islâm Tarihi, Mekke Devri, s.177-180).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/ebu-zerr-el-gaffari-hazretlerinin-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öldürülen insanların tazminatla mükafatlandırılmaları</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/oldurulen-insanlarin-tazminatla-mukafatlandirilmalari.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/oldurulen-insanlarin-tazminatla-mukafatlandirilmalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 08:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mümin Kardeşime mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Öldürülen insanların]]></category>
		<category><![CDATA[tazminatla mükafatlandırılmaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[islam dini insanlığa büyük önem veren ve kesinlikle insanlık kavramının en ideal standartlarda yaşamasına imkan ve olanak tanıyan yeryüzünün en geniş kapsamlı ilahi dinidir. Değerli kardeşlerim dinimizde birini öldürme Birini öldüren bütün insalığı öldürmüş gibidir. Yani anlaşılıyor ki birini öldürmek oldukça zahmetli ve çetin bir iştir. Günümüz şartlarında insanları öldürmek ve katletmek artık neredeyse zevkle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-317" title="cenaze" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2012/01/cenaze.jpg" alt="" width="379" height="270" />islam dini insanlığa büyük önem veren ve kesinlikle insanlık kavramının en ideal standartlarda yaşamasına imkan ve olanak tanıyan yeryüzünün en geniş kapsamlı ilahi dinidir. Değerli kardeşlerim dinimizde birini öldürme Birini öldüren bütün insalığı öldürmüş gibidir. Yani anlaşılıyor ki birini öldürmek oldukça zahmetli ve çetin bir iştir. Günümüz şartlarında insanları öldürmek ve katletmek artık neredeyse zevkle izlenecek bir olay haline getirilmiştir. Yaşamış olduğumuz atmosterde sözdeci zihniyetlerin amelleri iyilikten çok katilci bir zihniyet oluşturmaktadır. Dinimizin bizelere sunmuş olduğu sonsuz nimetlerin faidelerini kullanmayı daha öğrenememiş vebize bahşedilen güzellikleri görmek yerine insanlığı yok etmek için çalışan bir zihniyetin kölesi haline getiriliyoruz. Bu yazımızda asıl anlatmak istediğimiz ise öldürmenin aklanma şeklinin asla ve asla tazminat olmamalı.Çünki tazminatın söz konusu olduğu platformaları oluşturmak ölümleri meşrulaştıran bir durumdur. Öncelikle ölümlerin olmaması ve öldürme kavramının insanlardan uzak tutulabilemesi için dinin öğretilere ve Allahu alemin bizlere nasihatlari hatırlatılarak MÜSLÜMAN vurgusunun iyi yapılması gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devlet eli işlenen katliamların bu şekilde meşrulaştırılarak ölümlerim basitleştirilmesi nasıl bir bireyin mahkumiyeti ile sonuçlanıyorsa aynı şekilde kısa kısas yapılma durumu söz konusu olmalıdır. Devletin bu işten tazminatla sıyrılmasına imkan tanınmamalı ve devamının oluşmaması için gereklidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Peygamber efendimiz bütün yaşantısıyla bizlere muazzam derece büyük bir nimet olmasına rağmen yaşantısından hiç bir ders alınmıyor ve herşey 2 günlük hayat için heba ediliyor.Ahir zamanda sorgunun var olduğu ve veballerin kat kat ağırlaşacağını unutmamak gerektiğini hatırlarak konumuzu sonlandırıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/oldurulen-insanlarin-tazminatla-mukafatlandirilmalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumanız mübarek olsun &#8211; Cuma nasihati</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/cumaniz-mubarek-olsun-cuma-nasihati.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/cumaniz-mubarek-olsun-cuma-nasihati.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 07:25:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Duası]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma nasihati]]></category>
		<category><![CDATA[Cumanız mübarek olsun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[Yepyeni bir yıl ve sorgulandıktan sonra Allah-u Alemin takdirinde yeni yeni yıllar. Allah şüphesizki herşeyi bilendir. Allah bu mübarek günde de bizleri cuma namazı ile buluşturduğu için Hamd ve senalar ediyoruz. Değerli din kardeşlerimizde aynı atmosferde omuz omuz, ip gibi saflarla yan yana kıldığın için defalarca şükürler olsun sana yeri ve göğü yaratan sonsuz nimetlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-313" title="cumaniz-mubarek-olsun" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2011/12/cumaniz-mubarek-olsun.jpg" alt="" width="288" height="243" />Yepyeni bir yıl ve sorgulandıktan sonra Allah-u Alemin takdirinde yeni yeni yıllar. Allah şüphesizki herşeyi bilendir. Allah bu mübarek günde de bizleri cuma namazı ile buluşturduğu için Hamd ve senalar ediyoruz.</p>
<p>Değerli din kardeşlerimizde aynı atmosferde omuz omuz, ip gibi saflarla yan yana kıldığın için defalarca şükürler olsun sana yeri ve göğü yaratan sonsuz nimetlerin sahibi olan Allah&#8217;ım.</p>
<p>Bu haftanın nasihati değerli din kardeşlerim. Allahın bizleri sevmesi konusudur.</p>
<p><strong><span style="color: #008000;">Kul nâfilelerle bana durmadan yaklaşır, nihayet onu severim Bir kere de onu sevdim mi, artık o kulumun işiteceği kulağı olurum, göreceği gözü olurum</span></strong> (<span style="color: #ff0000;">Kudsi Hadis</span>)</p>
<p>Allah-u alemin sevdiği kullardan oluruz inş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Allah bu güzel günde evlerimize mutluluk, sıcaklık, sevgi ve saygı nasip etsin. Çocuklarımıza hayırlı bir gelecek ve iman adabı ile edeplenmeyi nasip etsin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bütün din kardeşlerimin cumaları mübarek olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/cumaniz-mubarek-olsun-cuma-nasihati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cübbeli Ahmed hocadan yeni video: Sanki yedim</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/cubbeli-ahmed-hocadan-yeni-video-sanki-yedim.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/cubbeli-ahmed-hocadan-yeni-video-sanki-yedim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 21:32:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cübbeli Ahmet Videoları]]></category>
		<category><![CDATA[Cübbeli Ahmed hocadan]]></category>
		<category><![CDATA[Sanki yedim]]></category>
		<category><![CDATA[yeni video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[Cübbeli ahmed hocadan yeni bir video daha bu yeni videosunda Ahmed hoca camilere verilen yardımları kendi uslubuna uygun olarak camii cemaatini kahkahaya boğan bir vaazı.Ahmed hoca alışıla gelmiş Sanki yedimi kendine özgü olarak Sanki içtim olarak anlatınca camii kahkahaya boğuldu.Daha önce sözleriyle sanal alemi sallayan Cübbeli Ahmet Hoca, bu hikaye ile de çok konuşulacağa benziyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-310" title="cubbeli-hoca-camiye-yardim" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2011/11/cubbeli-hoca-camiye-yardim.jpg" alt="" width="151" height="118" />Cübbeli ahmed hocadan yeni bir video daha bu yeni videosunda Ahmed hoca camilere verilen yardımları kendi uslubuna uygun olarak camii cemaatini kahkahaya boğan bir vaazı.Ahmed hoca alışıla gelmiş Sanki yedimi kendine özgü olarak Sanki içtim olarak anlatınca camii kahkahaya boğuldu.Daha önce sözleriyle sanal alemi sallayan Cübbeli Ahmet Hoca, bu hikaye ile de çok konuşulacağa benziyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşte cübbeli ahmed hocanın yeni hikayesinin videosu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&lt;script type=&#8221;text/javascript&#8221; src=&#8221;http://videonuz.ensonhaber.com/player/?oynat=47296&#8243;&gt;&lt;/script&gt;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/cubbeli-ahmed-hocadan-yeni-video-sanki-yedim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günün duası: Rızık duası ( 24 11 2011 )</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/gunun-duasi-rizik-duasi-24-11-2011.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/gunun-duasi-rizik-duasi-24-11-2011.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 08:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Duası]]></category>
		<category><![CDATA[24 11 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Rızık duası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[Her canlının en temel ihtiyacı kesinlikle yemek ve içmektir. O büyük yaratıcı sonsuzluğun adı olan Allah-u Alem yarattığı her canlının Rızkınıda kendisi vermektedir. Hattaki Allah-u Alem ilmi dileyen herkese, Rızkı ise dilediğime veririm diye buyurmuşlardır.Bizlere sonsuz Rızık sunun Allah-u Aleme şükürler olsun. RIZIK DUASI &#8220;Yâ Allahu, yâ Rabbi, yâ Hayyü, yâ Kayyûmü, Yâ Zel Celâli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-306" title="rizik-duasi" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2011/11/rizik-duasi.jpg" alt="" width="267" height="233" />Her canlının en temel ihtiyacı kesinlikle yemek ve içmektir. O büyük yaratıcı sonsuzluğun adı olan Allah-u Alem yarattığı her canlının Rızkınıda kendisi vermektedir. Hattaki Allah-u Alem ilmi dileyen herkese, Rızkı ise dilediğime veririm diye buyurmuşlardır.Bizlere sonsuz Rızık sunun Allah-u Aleme şükürler olsun.</p>
<p>RIZIK DUASI</p>
<p>&#8220;Yâ Allahu, yâ Rabbi, yâ Hayyü, yâ Kayyûmü, Yâ Zel Celâli ve ikram. Es&#8217;elüke bismikel azîmil-a&#8217;zami, enterzukanî helâlen tayyiben. Allahümme in kâne rızkunâ fissemâi enzilhu, ve in kâne fil ardi ezhirhu ve in kane ba&#8217;iden karribhu, ve in kâne kâriben yessirhü, ve in kâne kalîlen kessirhü ve in kâne kesîren ihfazhü bilbereketi&#8221;</p>
<p>Anlamı:<br />
Ya Allah, Ya Rab, ya Hayyü ya Kayyûm. Ya Zel Celali vel- İkram. Yüceler yücesi olan isminin hakkı için senden isterim. Bana helâl rızık ver. Allah&#8217;ım, eğer rızkımız semada ise onu indir. Eğer yerde ise onu çıkar. Uzakta ise onu yaklaştır. Yakın ise kolaylaştır. Az ise çoğalt. Çok ise onu bereketlendir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/gunun-duasi-rizik-duasi-24-11-2011.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Surelerin fazileti &#8211; Ayetlerin ve surelerin mucizeleri</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/surelerin-fazileti-ayetlerin-ve-surelerin-mucizeleri.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/surelerin-fazileti-ayetlerin-ve-surelerin-mucizeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 08:25:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamiyet ve İlim]]></category>
		<category><![CDATA[Ayetlerin mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Surelerin fazileti]]></category>
		<category><![CDATA[surelerin mucizeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=300</guid>
		<description><![CDATA[Sonsuz şifa ve rahmet kapısının sahibi olan Allahın bizlere sunduğu sonsuz nimetlerin belkide en büyüğü Kuran-ı Kerimdir. Kuranı kerimde var olan surelerin sadece arapça harflerden oluşmadıklarını ve bizlere bir şeyler anlatmak için yazılmadığının delili yine Allahın bu sürelere yüklediği özel görevlerle gösterilmektedir. Din kardeşlerim sizlere 11 surenin fazileti hakkında kısaca bilgi vermek isterim. Elbetteki bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-301" title="surelerin-fazileti" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2011/11/surelerin-fazileti.jpg" alt="" width="300" height="256" />Sonsuz şifa ve rahmet kapısının sahibi olan Allahın bizlere sunduğu sonsuz nimetlerin belkide en büyüğü Kuran-ı Kerimdir. Kuranı kerimde var olan surelerin sadece arapça harflerden oluşmadıklarını ve bizlere bir şeyler anlatmak için yazılmadığının delili yine Allahın bu sürelere yüklediği özel görevlerle gösterilmektedir. Din kardeşlerim sizlere 11 surenin fazileti hakkında kısaca bilgi vermek isterim. Elbetteki bu konularda çok fazla bilgi sahibi olmadığımdan detaylı olarak anlamlarını açmıyorum sizlere kısa olarak anlatmaya çalışacağım.</p>
<p><strong>İlk Suremiz ve fazileti</strong><br />
1 &#8211; Fatiha Suresi; Allahin Gazabını önler&#8230;</p>
<p><strong>İkinci Suremiz ve fazileti</strong><br />
2 &#8211; Yasin Suresi; Kiyamet Gününde Ki Susuzlugu önler&#8230;</p>
<p><strong>Üçüncü Suremiz ve fazileti</strong><br />
3 &#8211; Duhan Suresi; Kiyamet Korkusunu Ve Dehşetini önler&#8230;</p>
<p><strong>Dördüncü Suremiz ve fazileti</strong><br />
4 &#8211; Vakıa Suresi; Fakirliği Ve Miskinliği önler&#8230;</p>
<p><strong>Beşinci Suremiz ve fazileti</strong><br />
5 &#8211; Mülk Suresi; Kabir Azabini önler&#8230;</p>
<p><strong>Altıncı Suremiz ve fazileti</strong><br />
6 &#8211; Kevser Suresi: Hısımlarının Kinini önler&#8230;</p>
<p><strong>Yedinci Suremiz ve fazileti</strong><br />
7 &#8211; Kafirun Suresi; Ölüm Halinde Küfrü önler&#8230;</p>
<p><strong>Sekizinci Suremiz ve fazileti</strong><br />
8 &#8211; İhlas Suresi; İki Yüzlülüğü Ve Samimiyetsizliği önler&#8230;</p>
<p><strong>Dokuzuncu Suremiz ve fazileti</strong><br />
9 &#8211; Felak Suresi; Haset Edenlerin Hasedini önler&#8230;</p>
<p><strong>Onuncu Suremiz ve fazileti</strong><br />
10 -Nas Suresi; Vesveseyi Engeller&#8230;</p>
<p><strong>ve on birinci Suremiz ve fazileti</strong><br />
11- İnşirah Suresi; Sıkıntıyı Giderir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/surelerin-fazileti-ayetlerin-ve-surelerin-mucizeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuran-ı Kerimi Rehber olarak kullanıyor muyuz?</title>
		<link>http://www.imanvekuran.com/kuran-i-kerimi-rehber-olarak-kullaniyor-muyuz.html</link>
		<comments>http://www.imanvekuran.com/kuran-i-kerimi-rehber-olarak-kullaniyor-muyuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 08:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mümin Kardeşime mektup]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıyor muyuz?]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran-ı Kerimi]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber olarak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.imanvekuran.com/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[Allahın bütün kullarına ve yaşayan her canlı için göndermiş olduğu ilahi bir kitap olan ve sadece kitap olarakta ifade etmek aslında doğru olmayan bir mucizedir.Allah yaratılan her canlı için ilahi nurunu mucizevi olarak safya sayfa ve ayet ayet gözler önüne sermiştir.Kuran-ı kerim rehberdir, diyoruz ama gerçekten rehber olarak görebiliyor muyuz acaba sorusunu hiç sordunuz mu? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-298" title="kuran-rehber" src="http://www.imanvekuran.com/wp-content/uploads/2011/11/kuran-rehber.jpg" alt="" width="302" height="243" />Allahın bütün kullarına ve yaşayan her canlı için göndermiş olduğu ilahi bir kitap olan ve sadece kitap olarakta ifade etmek aslında doğru olmayan bir mucizedir.Allah yaratılan her canlı için ilahi nurunu mucizevi olarak safya sayfa ve ayet ayet gözler önüne sermiştir.Kuran-ı kerim rehberdir, diyoruz ama gerçekten rehber olarak görebiliyor muyuz acaba sorusunu hiç sordunuz mu?</p>
<p>Öyle Allah-u alem kuranı kerimi insanlar için apaçık delillerle dolu ve görmeyen gözlerin görmesi için gönderilmiş şifa kaynağıdır. Kalplerde ki zincirleri kıran ve paslanmış kulakların pasını atan ilahi adaletin sesidir Kuran-ı kerim.</p>
<p>Hemen hemen her müslümanın evinde bulunan ama sadece süslü bir kılıf içinde duvarda yada yüksek bir yerde durması için mi? aldık acaba Müslaman din kardeşlerimin bu soru karşısında aciz kalacaklarına emin olduğumdan dolay Kuran-ı kerimin rehber olduğu konusunda da sizlere bir kere daha hatırlatmak durumundayım.</p>
<p>Ayet:<br />
Yûnus Sûresinin 57 . Ayetinde<br />
Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir <span style="color: #ff0000;">rehber ve rahmet</span> (olan Kur’an) geldi.</p>
<p>Ayeti kerimede herşey açık ve net bir dille anlatılmış olmasına rağmen okuduğumuzu uygulayamıyorsak sorgu zamanıdır kardeşlerim.</p>
<p>Allahın varlığı ve birliği esası kalplerde ki samimi duygulara bağlı ise sadece söze kalan kısmına yönelmeden samimi duyguları gerçeğe dönüştürelim.</p>
<p>Allah bizleri kuran-ı kerimin nurundan ve ışığından ayırmasın. Kuranı kerimin şifası ile bütün hastalarımıza şifalar versin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.imanvekuran.com/kuran-i-kerimi-rehber-olarak-kullaniyor-muyuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

